![]() |
| |
Güncel Basın Katagorisinde ve Araştırma Yazı ve Makaleler Forumunda Bulunan Aşk Molası Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Aşk Molası Karabasanlar çökmüş üzerimize, her yerde siyaset konuşulur olmuş. Ekonomi, terör, geçim sıkıntısı derken yaşama sevinçlerimizi yitirmişiz. Hep çatık ...
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil | Paylaş |
| | #1 (permalink) |
| Kıdemli Üye ![]() Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 124
Şubesi
Konular:
Tecrübe Puanı: 1 Rep Puanı: 10 Rep Derecesi: | Aşk Molası Karabasanlar çökmüş üzerimize, her yerde siyaset konuşulur olmuş. Ekonomi, terör, geçim sıkıntısı derken yaşama sevinçlerimizi yitirmişiz. Hep çatık kaşlı, hep kavgaya hazır yumruklarımızla çevremizden gelebilecek ne olduğu belirsiz farazi bir düşman bekler olduk. Birbirimize yabancı,kendini evine hapsedip kendi mapushanelerini oluşturmuş, sinir hastası ve mutsuz insanlarız artık. Halbuki Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin, Leyla ile Mecnun hikayeleriyle büyümüştük. Zeki MÜREN’li, Belgin DORUK’lu, Ayhan IŞIK’lı, Sadri ALIŞIK’lı filmler de ağladık büyürken. Annelerimiz ağladığı içindi aslında ağlamamız. Ama olsun aşk filmlerine ağlayan bir millettik, hepimizin yaşı sevmeye müsait oluca. Hüzünlü sonbaharları severdik, ben dökülen yapraklarda yürürken çıkardığı sesleri dinlerdim. Kaçımız deniz kıyısına inip kayalıklarda liseli aşıklar gibi oturup dalgaları izliyor artık. Üşüyünce sevgilimiz, ceketimizi artık kaçımız veriyoruz. Yada sarılıp ısıtmaya çalışıyoruz. Artık kaçımız bankta oturup gülümseyerek sohbet ediyor sevdiğiyle. Yada ellerinden tutunca yarin, içi ısınıyor kaçımızın. Aslında artık sevdiğinin elini tutan var mı? Lisedeyken yan yana yürüdük, eli yanlışlıkla elimize değse o gün bayram ederdik. Gözlerine bakmaya doyamadığımız sevgililerimizin, omzuna elimizi atmak için saatlerce cesaret toplamaya çalışırdık. Klasik oldu, olsun gerçekten omzuna elimizi koyabilmek için saatlerce uğraş vermek çok güzeldi. Derslerde küçücük kağıtlara yazılı seni seviyorum mesajlarının yerini cepten atılan mesajlar aldı, mesajında tadı kalmadı. Sevgilimizin numarasını çevirirken dua eder miydiniz? “ Allah’ım lütfen annesi çıkmasın” dualarımı hiç unutamam. Şimdi cep telefonları çıktı, telefon etmeninde tadı kalmadı. O zamanlar aşk bu kadar heyecan vericiydi. Şimdiki nesil, bizleri de içine katarak söyleyeyim sanırım kolay elde edip, kolay yıpratıyoruz aşkı. Sanırım buna aşk demek aşka haksızlık olur. Evinin önünde, camdan bakar belki diye, gecelerce kaç volta attığını hatırlayanınız var mı? Sevdiğinin camının önünde, Şubat ayazını yemeden sevgili olunur mu? Üşütüp yataklara düşmeden, ateşlenmeden, ateşlenince ismini sayıklamadan aşık olunmaz. Oldum diyende yalan söyler. Saçlarına, gözlerine, kaşlarına, gülümsemesine şiir yazılmadan nerede görülmüş sevgili olunduğu. Kısa mesajlarda başkasının yazdığı kelimelerle aşk mı anlatılırmış. Şimdi aşkı ifadede değişmiş, tatsız tuzsuz saman gibi tadı var aşkın yada aşk diye tarif ettiklerinin. Bilgisayar ekranından aşık olunuyormuş, bende şaşırıyorum. Dokunmadan, saçlarını koklamadan aşık olmak, samanı bal diye yutturmaya çalışmak değil mi? Biz ne zaman aşkın nasıl bir duygu olduğunu unuttuk, işte o zaman hayattan tat almayan, sevimsiz tipler olduk. Yazdıklarımı yaşamadan ulaştığımız sevgilerimizi kısa zamanda bitirdik. Tadını beğenmedik. Halbuki yıldızları beraber seyretmenin yerini televizyon almasaydı ve bizler sevdiğimizle çimenlere uzanıp yıldızları seyredebilseydik, kayan yıldızda dilek tutmanın sevincini yitirmeseydik, birbirimize yıldız seçip isim takmanın ne kadar eğlenceli olduğunu unutmasaydık, bulutları ve gökyüzünü hala sevseydik daha mutlu olacaktık. Güneşin doğuşunu son yıllarda kaç defa izlediniz yada batışını. Yağmur yağdığında ıslanmayı özlemiyor musunuz? Sevdiğinizin elini tutup yağmur yağarken gezintiye en son ne zaman çıktınız ? Sevdiğinizle vapurun yan tarafında karşıya geçmeden, boğazı vapurdan sarılarak izlemeden aşık olunmuyor. Kağıt helvayı ikiye bölmeden, Eminönü de balık ekmek yemeden, martılara simit atmadan, atkınızı üşüyen sevgilinizin boynuna sarmadan, geceleri Allah’a sevdiğiniz için dua etmeden, rüyalarınızda sevdiğinizi görmeden aşık olunmuyor. Şehveti aşk zanneden bir topluma dönüşüyoruz. Halbuki eli eline değmeden yarin,uğruna dağları delmek gerekir aşk için, eli eline değmeden sevgilinin uğruna diyar diyar gezmek gerekir aşk için, eli eline değmeden Leyla’nın, uğruna mecnun olup çöllere düşmek gerekir aşk için. Hüzünlü şarkılarda gözleriniz yaşarmalı aşık olabilmek için, her gördüğünüzde heyecandan bayılacakmış gibi olmanız gerekir aşık olabilmeniz için, size baktığında ellerinizin titremesi gerekir aşık olabilmek için. Yeniden aşık bir topluma dönüşmek için geç değil. Aşkı yaşamak içinde geç değil. Her ezan okunduğunda yüzünüzü kıbleye dönmeniz yeterli ve ellerinizi Allah’a açıp dua etmek kalbinize aşkı hissettirecektir. Allah kendini sevmeyi öğrenelim diye aşkı verirmiş kalbimize. Aşık olmayan,sevmeyi bilmeyen, hissetmeyen kalpler taşlaşır, Aşık olmayanın ve aşkı bilmeyenin kalbinde merhamet olmaz. Taş kalpli merhametsiz insanlara dönüşmemek bizim elimizde. Dua edelim de bu millet aşkı unutmasın. Selam ve Dua İle... AYHAN ÇAMBEL (Değerli Bi Abimdir...!) ![]() Doğduğunda Sen Ağlıyordun Herkes Gülüyordu..Öyle Bir Hayat Yaşa Ki Öldüğünde Sen Gül Herkes Ağlasın... [...Geldim İşte İlk Sen Göründün Gözüme İlk Cümle SENİ SEVİYORUM...] [ ... KuRaLSıZ ... ] |
| | |
| Sponsored Links |
| | #2 (permalink) |
| Kıdemli Üye ![]() Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 3.104
Sakarya Şubesi
Konular:
Tecrübe Puanı: 4 Rep Puanı: 40 Rep Derecesi: Teşekkürleri: 266
591 mesajına 766 kere teşekkür edildi.
| Yeniden aşık bir topluma dönüşmek için geç değil. Aşkı yaşamak içinde geç değil. Her ezan okunduğunda yüzünüzü kıbleye dönmeniz yeterli ve ellerinizi Allah’a açıp dua etmek kalbinize aşkı hissettirecektir. Allah kendini sevmeyi öğrenelim diye aşkı verirmiş kalbimize. Aşık olmayan,sevmeyi bilmeyen, hissetmeyen kalpler taşlaşır, Aşık olmayanın ve aşkı bilmeyenin kalbinde merhamet olmaz. Taş kalpli merhametsiz insanlara dönüşmemek bizim elimizde. Dua edelim de bu millet aşkı unutmasın. Bu millet aşkı unutmaz.Ama;aşkın adı sosyete kaçamaklarına döndüğü günden bu yana aşkın bekaretide bozuldu.Yozlaşan soysuzlaşan bir toplum olma yolunda hızla ilerlerken yönümüzü kıbleye gönlümüzü sahibine doğru çevirirsek kimse bizden değerlerimizi ve yüreğimizi alamaz.Sonsuz sevgilerle donatılmış kalpler adına bu paylaşım için teşekkür ederim... |
| | |
| Bu mesaj için mehmet kullanıcısına teşekkür edenler: | [[EbRu]] (01-06-2010) |
![]() |
| Etiketler |
| aşk, molası |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
| Sistem Bilgileri | Site Bilgileri |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.1 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd. SEO by vBSEO ©2010, Crawlability, Inc. |
|