Konu: Osman Sinav
Tekil Mesaj gösterimi
Alt 12-12-2009, 11:52 PM   #3 (permalink)
Kıdemli Üye
 
Bahadır - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Mesajlar: 413
Şubesi
Konular:
Tecrübe Puanı: 1
Rep Puanı: 10
Rep Derecesi: Bahadır Daha Yolun Başında
Teşekkürleri: 15
45 mesajına 58 kere teşekkür edildi.
Icon2


Osman Sınav: Eylemci bir tarafım yoktu tabii ki. O yıllarda biraz fazlaca kitap okumakla, yayınla falan ilgileniyordum. Bir duruşumuz vardı tabii ki. Çok sıkı solcu arkadaşlarım vardı ama ben Ülkücü tavırlıydım, o çevrenin içindeydim. O yıllar biraz öyle geçti.
Soru: Sonradan törpülendi mi politik duruşunuz?
Osman Sınav: Ben 12 Eylül 1980 sabahı uyandıktan sonra hayatımın en derin uykusunu uyudum. "İhtilal oldu," dediler ve ben kendimi yatağa geri attığımı hatırlıyorum. Ondan sonraki değerlendirmelerde, ilk idamlarla, açıklamalarla gördüm ki birileri bizleri değişik renklerde bir balon gibi üflüyor ve zamanı gelince de patlıyor. 12 Eylül'den sonra siyaset duygusunu yitirdim; politik tavır veya ideolojinin dışına çıkmaya karar verdim. Ondan sonra hiçbir ideolojinin aktif tavrı içinde olmadım, olmamayı da yeğliyorum. Ben sanatla ilgileniyorum ve sanat ideolojinin çok üstünde. 70'lerde sizin için Ülkücülüğün tanımı neydi? "Komünistler bu kış gelecek," diye ona karşı bir tepki miydi? Belki buna inananlar vardı ama ben ve arkadaşlarım böyle fobilere hep gülerdik. Benim için en önemli şey sosyal adalet meselesiydi. Eğitimde fırsat eşitliğinin olması gibi... Artı tabii vatanseverlik. Biz o zamanlar bir dergi çıkartıyorduk ve ben Türkiye'de IMF ile ilgili ilk manşeti atmış adamım. İktisat fakültesinin solcu öğrencileri şaşırmıştı. Büyük Ülkü diye bir dergiydi ve kapağa "Finans Kapital'in son oyunu: IMF" diye yazmıştım. Yıl 78, Ecevit hükümeti vardı.
Soru: Ülkücülük konusunda şimdi daha ılımlı mısınız?
Osman Sınav: Tabii ki, ama doğrusu öyle bir derdim yok. Kaçındığım bir şey de yok. Geçmişte beni Ülkücü yapan ruha şimdi de inanıyorum. Onun kötü bir tarafı yok, ama ben şimdi eskisi gibi bir Ülkücü değilim. Zaten bu çok kısıtlayıcı bir şey olur.
Soru: Aileniz de mi milliyetçiydi?
Osman Sınav: Muhafazakâr bir aile tabii ki. Geleneklere saygılı, Müslüman bir aile. Babam esnaf ama kendi köyümüzde geleneksel olarak imamdı. İmamlığı babadan oğula geçen bir şey. Diyanet'in tayin ettiği değil ama aile köyün camiini yaptırdığı için falan öyle bir gelenek oluşmuş. Amcamın büyük oğlu kısa bir dönem yaptı ve aslında benim yapmam gereken bir şey. Ama ben sinemacı oldum.
Soru: Üniversiteye ne okumak için girmiştiniz?
Osman Sınav: Ortaokul ve lise boyunca sürekli resim çalıştım, üniversitede resim okumak istedim. O yıllarda ülkede makine mühendisliği, mimarlık falan çok önemli. Ailenin de çalışkan çocuklarından biri olduğum için öyle bir şey bekleniyordu. Bir de ailede doktorluk çok önemliydi, çok doktor vardı. Babam şoke oldu resim okumaya gideceğimi söyleyince.
Soru: Sinemacı olmaya karar verdiğinizde ikinci şoku yaşamadı mı?
Osman Sınav: Yaşadı tabii ki, adam benden pek çok şok yaşadı. Şimdi yaptığım işleri izliyor ama hâlâ sinemacı olduğumu içine sindirebilmiş değil. Ama yaptıklarımdan memnun.
Soru: Diğer kardeşleriniz ne oldu?
Osman Sınav: Bir tanesi Gazi Üniversitesi'nde yardımcı doçent, onun küçüğü Columbia Üniversitesi'nde doçent, biri Erzurum'da doçent, en küçüğümüz de eczacı.
Soru: Deli Yürek'le derin devletle olan hesabınızı kapattınız, şimdi de Kurtlar Vadisi'yle mafyaya mı el atıyorsunuz?


Bahadır isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla